Kültürel Genetik™ Araştırmaları Düşünce ve Teşhis Platformu      

Deşarj Sözlük

Türkiye'yi Her Yönüyle Hedef Alan Gizli Bir İstilanın Derin Antolojisi ve Binlerce Yıllık Şifreleri

Home  I  Sözlük  I  Deşifre  I  Komplo  I  Panzehir  I  Video  I  Söyleşiler  I  Bültenler  I  Konferanslar  I  Çete Raporları  I  Haberler  I  Raporlar  Üyelik 

AKİT GAZETESİ 'nden Sayın Osman YİĞİT 'in 27.10.2012 tarihinde                  
Kültürel Genetik Araştırmaları™ Düşünce ve Teşhis Platformu Onursal Başkanı Sayın Deniz Şar ile yaptığı

OLAY RÖPÖRTAJ : " İÇİMİZDEKİ İSRAİL'e de ONE MINUTE DENİLMELİ " F. Deniz Sar - F. Deniz Şar - Kültürel Genetik™, Kültürel Genetik Genel Teorisi™ ve Müesses Nizamın Kısa Bir Tahlili Sesli Yayın Geçiş Noktası F. Deniz Sar - F. Deniz Şar - Kültürel Genetik™, Kültürel Genetik Genel Teorisi™ ve Müesses Nizamın Kısa Bir Tahlili Sesli Yayın Geçiş Noktası

AKİT GAZETESİ 'nden Sayın Osman YİĞİT 'in 27.10.2012 tarihinde  Kültürel Genetik Araştırmaları Düşünce ve Teşhis Platformu Onursal Başkanı
Sayın Dr. Dr. h.c. F. Deniz Şar
ile yaptığı OLAY RÖPÖRTAJIN TAM METNİ

AKİT • 27 Ekim 2012 • F. Deniz Sar - F. Deniz Şar - Kültürel Genetik™, Kültürel Genetik Genel Teorisi™ ve Müesses Nizamın Kısa Bir Tahlili Sesli Yayın Geçiş Noktası F. Deniz Sar - F. Deniz Şar - Kültürel Genetik™, Kültürel Genetik Genel Teorisi™ ve Müesses Nizamın Kısa Bir Tahlili Sesli Yayın Geçiş Noktası

Bir süredir adına ‘Nefret Suçları’ denilen, bir kavram adı altında Türk Ceza Kanunu’na yeni hükümler sokulmaya çalışılıyor. Konu ile ilgili Kültürel Genetik Araştırmaları Düşünce ve Teşhis Platformu Onursal Başkanı Deniz Şar ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Çarpıcı değerlendirmeler ortaya koyan Şar, ‘nefret söylemi’ ve ‘nefret suçları’ kavramlarının zihinlere işlenmeye çalışılmasının uluslararası siyonizmin ve içimizdeki kollarının bir tuzağı olduğunu düşünüyor.

SİYONİZMİN ÇARESİZLİĞİ

‘Nefret Suçları’ kavramı ve bu kavramla ilişkili yasa isteği ve çalışmaları sizce Türkiye gündemine neden bu dönemde girdi?

Sorunuza cevap vermeden önce bu kavramı kullanarak gizlenmeye çalışan gizli, örtülü yapılara dikkat çekelim. Birtakım karanlık odaklar deşifre olmaya başladılar. En azından bu tehlikeyi benizlerinde ve derin kimliklerinde hissediyorlar. Bu bizim açımızdan hayra alamet bir gelişme. Her taşın altından çıkan sonucun adını koyalım; Beynelmilel Siyonizm ve içimizdeki Truva atları, ya da başka bir deyişle içimizdeki İsrail! Dünyanın birçok bölgelerinde deşifre edilme ve dökülüp yok olma yolunda ilerleyen Siyonizm, bir porno yönetmenine Hz. Peygamber ve İslam’a hakaret içerikli bir film sipariş edecek kadar seciyesiz, seviyesiz ve çaresiz düşmüştür.

Türkiye’deki yasa çalışmalarıyla ne alakası olabilir bu anlattıklarınızın? Nefret Yasası ile ilgili çalışmalar bildiğim kadarıyla 2010 yılından beri sürdürülmekte?

Nefret dalgası denilen ve birtakım yasalara zemin hazırlatılmak için bahane olarak kullanılan süreç bu takım girişimlerle sağlanmış oluyor. Dünyanın bir ucundan enjekte edilen bir mesajın sonucunu devşirmek Siyonizmin ve mason localarının binlerce yıllık yöntemlerindendir. Yani bu yeni falan da değildir. Daha önce Danimarkalı olduğu söylenen karikatüristin Yahudi olması bir tesadüf mü idi sizce? Peki Salman Rüşdi denen habis ruh sahibi yaratığın Yahudi olduğunu söylesem ? Bu saldırılar ve kurgular tesadüf değildir. Bir sonuca matuf planlı, titiz ve senkronize çalışmaların parçalarıdır. Binlerce yıldır yürütülen ve sürdürülen saldırıların devamı olarak değerlendirilmelidir bu günkü siyonizmin operasyonları. Biz bu çabaların bizim Meclis’imizce onların istediği doğrultuda bir sonuca bağlanmasını istemiyoruz.

Bunlar iddialı tespitler..!

Bizim için asıl şaşırtıcı olan her seferinde şaşırılmış gibi yapılması ve aynı şok sendromlarının yeniden yaşanması. Düşmanınızla yatağa girdiğinizde başınıza ne gelmesini beklersiniz ki? Bugün çıkarılması için bu platformların seferber olduğu sözde nefret yasası denen yasa ile İslamın, Türk’lüğün hür düşüncenin, bilimin başına çuval geçirilmeye çalışılmaktadır. Devekuşunun başını toprağa gömmesi gibi bir akıl tutulmasıdır verilen, daha doğrusu verilemeyen tepki. Gerçeğin görmezden gelinmesi, gerçeğin inkar edilmesi hiçbir gerçeği ortadan kaldırmaz. Psikolojide kaçış güdüsü var. Örneğin, öğrenilmiş çaresizlik. Bu bir savunma mekanizmasıdır. Hem insan ve hem hasta psikolojisinde kaçış sendromları denilen mekanizmalar var. Biz bu kaçış sendromlarıyla ülke yönetemeyiz, geleceğimizi kuramayız, aydınlığa ve güvenliğe çıkamayız. Siyon menşeli baskı guruplarının, içimizdeki israilin taslaklarına icabet eden yasalaştırma çalışmalarını kabul edemeyiz. Buna itiraz edilecektir tabiki. Danimarka’daki, Amerika’daki, Almanya’daki,Hollanda’daki, Fransa’daki sözde terör, necis provokasyon ve sair ısmarlama çirkin işlerin asıl maksadının, Türkiye ve benzeri ülkelerde, tasma niyetine geçirilmeye çalışılan çok sayıdaki kanunlar için psikolojik ortam oluşturmak olması bizi hayrete düşürmemelidir. Bu şeytani çevreler böylesi metotlarla iş görmektedirler. Hem senin kutsallarına saldırmak adamlar için bir ibadettir. Sözde dini, muharrif kayıtları ‘Nefret’ten başka bir şey öğretmemiştir bu adamlara. Nefret ve necaset bunların Kültür GenlerindeTM vardır, bizim değil.

İçeriği ile ilgili bir bilgi sahibi olmadığınız yasa tasarısı sizi bir birey olarak neden bu kadar rahatsız ediyor? Şunu sormak istiyorum. Derdiniz nedir?

Uluslararası Siyonizm ve Türkiye içerisindeki Truva atlarının pervasızca at koşturmaları. Bizim derdimiz, İslamın, Türklüğün ve Türkiye’nin bekası. Taslak hakkında bilgi sahibi olmadığımızı söylerken, sanıyorum Kültürel Genetik Genel Teorisi adında bir atom bombasının veya bir röntgen makinesinin baş mühendisi olduğumu unutuyorsunuz. Bu elektriğin bulunması kadar önemli bir gelişmedir. Buraya dikkat ediniz -  taslakla ilgili bize bilgi geldi veya gelmedi demiyorum. Taslakla ilgili bilgi sahibiyiz diyorum. Bu memleket sahipsiz değil. Bundan sonra İslam’a, Türklüğe ve Müslümanlara saldırmak için bu memleket bir platform olarak kullanılamaz, kullanılamayacaktır diyorum. Bir nefret yasası çıkacaksa, bunların, kartellerine, monopollerine, hortumlamalarına, gazetelerine, hakaretlerine, istilasına, kadrolaşmasına, faizlerine, faturalarına, faili meçhul kalan cinayetlerine, komplo ve suikastlerine, gerçeği örtme ve karartma faaliyetlerine, İslam’a ve Türk’lüğe karşı gün be gün yürüttükleri psikolojik savaşa ve necis emellerine karşı çıkmalıdır. Bunların pisliklerini örtmek ve konuşulamaz hale getirmek için değil. Bizim derdimiz işte bunlardır.

Bu Nefret Suçları kavramı Türkiye’nin hiçbir sıkıntısına çözüm içeriyor olamaz mı?

Öncelikle bizim tercih ettiğimiz bir kavram olmadığını ifade etmeliyim bu sözde ‘nefret suçları’ denilen kavramın. Bilakis Türkiye’nin hiçbir sorununa çözüm getirmeyeceği gibi, sıkıntıların asıl kaynaklarının tespitini de güçleştirecek bir girişim olarak değerlendiriyorum. Bir perdeleme faaliyetidir. Bin yıl gibi sürebilecek hayati sonuçlar doğurabilecek ve Türkiye’nin de çöküşünü getirebilecek önemdedir. Bu kavramın bugün, birçok sıkıntımız henüz çözüm beklerken, gündemin en baş sıralarında konuşuluyor olması bile başarılı bir yabancı istihbarat operasyonu olduğunu ortaya koymaktadır. Daha da önemlisi böyle bir operasyonun 3 dakikada anlaşılabilmesi ve deşifre edilmesi gerekirken, bu zokanın yutulmuş olmasıdır. ‘Oyun var’ diyoruz, ‘kral çıplak’ diyoruz. Bu sözde ‘Nefret söylemi’ düşmanın ürettiği bir söylemdir diyoruz. Düşmanın muharrif kayıtları nefret saçmaktadır. Nefret söylemi oradan üremektedir. Bizim kültürümüz, ‘Bizim yolumuz bize, sizin yolunuz size’ demektedir. Bu memlekette kripto kimlik sahipleri kanun yaptıramamalıdırlar.

Kavram, ‘düşmanın’ kavramı da olsa, faydalı bir sonuç doğuramaz mı?

Düşmanın kavramıyla sorunlarımıza çözüm üretemeyiz. Bir örnek vermek istiyorum. Ertuğrul Özkök denen tipe bir terim kullandırttılar. ‘Metroseksüel erkek’ dedi. Bu tipleri kullanarak bu necis ve amaçlı kavramları pozisyonlarlar. Sonra ne oldu? İyi bir noktada mıyız bugün? Metroseksüelliği homoseksüelliğin normal olarak algılatılması necasetinin bir ön adımı olarak kullanma gayretindeler.

Peki nihai olarak ne amaçlıyor olabilirler?

Amaçları gayet açık. İslam’a, Türk kültürüne, kutsallarımıza saldırıları engellemeye çalışan insanları susturmak maksatları. Türkiye’yi sessiz ve derinden ele geçirmek isteyen odakların deşifre edilmesinin önlenmesine çalışıyorlar. Saldırmak, gerçeği örtmek, doğruyu yanlış, yanlışı doğru olarak tanıtmak ve başkalarını karalayarak ya da susturarak necis emellerini gizlemek üzerine kurulu tüm kimlik, benlik ve faaliyetleri. İşte o siyon locaları ve locaların direktifiyle psikolojik karartma savaşı yürüten necaset sözlükleri  ve basın ve medyadaki piyonları bunun için var. Sapkın adamlar bunlar. İntikam ve kan peşinde koşuyorlar. Madem samimi idiler neden zamanında Türklüğe hakareti tecziye eden yasaların iptali için çırpındı bu, bugünkü ‘nefret suçları yasası’ isteyen çevreler?

Kim bunlar? Nasıl yapacaklar bu saydıklarınızı?

Tüsiad’a, localara, bunların kurdurduğu sözde sivil toplum örgütlerine, basın ve medyaya, siyaset, bürokrasi ve yargıdaki truva atlarına bakın, hemen hepsini görürsünüz. Soros’un ve sair malum uluslararası siyonist odakların elemanları çoğu ve gizli kimliklerinde hahamsız yapamazlar. İsrail ağlama duvarında çekilmiş fotoğrafları da  görülebilir pek çoğunun. İçimizdeki İsrail, işte bunlar. Yani görülmesi zeka gerektiren zincirlerle ve faizle esir aldıkları Türk ve Müslüman kesimin kendilerinden sürekli alış-veriş yaparak ayakta ve hayatta tuttuğu kesim bunlar. Neleri nasıl yaptıkları gayet açık. Bunları herkes gözlemleyebiliyor. Yaşananlar nedir sanıyorsunuz. Bu güne kadar nasıl yaptılarsa öyle yapmaya devam etmek istiyorlar. İsim mi istiyorsunuz benden? Açın bu kurum ve kuruluşların listelerini önünüze, işte hepsi ordalar. Boğazı kimler parsellemiş bir bakın. Her şey ortada esasen. Ancak milletimizin dimağına Tanzimattan itibaren mıhlanan öğretilmiş çaresizlik eseri olarak bakar-kör olmamamız ve kafamızı devekuşu gibi kuma gömmememiz gerekiyor. Türk Milleti bu uyanışı imanla gerçekleştirmeye başlamıştır. İşte çıkarılmaya çalışılan yasa bunu durdurmaya çalışmaktadır. Esas amaç budur.

Peki ne öneriyorsunuz bu çalışmalara karşı? Sonuçta yasal lobi faaliyeti olarak da değerlendirilebilir söz konusu çalışmalar?

Lobi mi? neyin lobisi? Kimin lobisi? Biz bunları okullarımızda çocuklarımıza öğretmeliyiz. Bahsettiğimiz insanlar lanetli bir geleneğin insanlarıdır. Bu lanet açıktır. Bunu hiçbir surette bir ırkçılık olarak söylemiyorum. Bir savunma olarak bunu bilmeliyiz. Siyonizm ve mensupları lanetlenmiştir. Allah tarafından, Kuran ile lanetlenmiştir. Nesillerimiz bunlardan zarar görmüştür ve görmektedir. İnsanlarımız, çocuklarımız bunlardan zarar görüyor. Bizim insanımız neden siyon sermayesine, yahudi sermayesine kul olsun. Bunları konuşamayacak mıyız ? Suçlu olan nasıl biz olabiliriz ? Biz savunmada olmayacağız ! İslam’a ve Müslümanlara yönelik komployu açıklamak hangi nefretin suçu olabilir. Böyle saçma sapan bir kanun taslağı ancak reddedilebilir. “One minute”, yani “van minüt” denmelidir. İçimizdeki İsrail’e de “van minüt” demenin vakti gelmiştir. Sayın Başbakanımız, artık içimizdeki israil’e de “one minute” demelidir.

Nedir içimizdeki İsrail?

Türk milletini geceleri ekran başlarında, gündüzleri kredi kartları ve tüketim manyetizmasıyla afyonlayan, gençlerimizi, içki, uyuşturucu ve kumar batağına çeken yapıdır içimizdeki İsrail. Bu milleti düşünmekten alıkoyan çevrelerdir içimizdeki İsrail. Senaryo yazarlarının büyük kısmı içimizdeki İsrail’in gönüllü ve bazen de profesyonel ajanlarıdır. Bankaların ve locaların tamamına yakını içimizdeki İsrail’in istihbarat ve operasyonel bürolarıdır. Senaryolarını ve sermayelerini muharrif metinlerden devşiren, bu metinlere iman eden kripto kimliklerdir. Merkezi sinir sistemimizle oynamaya cüret etmektedirler. Ancak artık külliyen deşifre olmaktadırlar.

Peki insanların kutsal değerlerine pervasızca hakaretler edilirken, böyle bir yasanın gerekliliğine nasıl inanmazsınız? Hz. Resulullah (SAV) Efendimizin manevi şahsiyetine yönelik saldırıların da bu yasa kapsamına alınacağına yönelik bilgiler geliyor. Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Öncelikle şunu ifade etmeliyim. Türkiye, Müslümanlar ve Türkler, yani bizler bu zırlama halinden çıkmalıyız. Çıkıyoruz, Efendimize saldırıyorlar, şöyle yapıyorlar, böyle yapıyorlar diyoruz. Eee, ne yapmalarını bekliyorduk ki. Bu yasa bu haliyle çıktı diyelim saldırıların duracağına mı inanıyorsunuz? Bu asırlardır böyle. Karşı hamlenin ne olması gerektiği noktasında İslam tarihine bakıldığınca kesin çözüm yolları net bir şekilde görülebilir.

Sizce Türkiye’de nefret kaynaklı hiçbir suç işlenmiyor mu?

Türkiye'de nefret söylemi mi? Güldürmeyin Beni! Türkiye'de bu anlamda ancak ve olsa olsa İslam'a, Türk'lüğe ve Türkiye'ye hakaret ve ihanet suçu işlenmektedir. Türkler ve Müslüman'lar ne kaynağı, ne de sebebi olmadıkları halde, her türlü nefret, söylem ve uygulamasının hedefidir. Evet bu anlamda nefret kaynaklı suç işlenmektedir. Ayrıca ‘suç’ hukuken, somut delillere dayandırılması gereken bir olgudur. Bu bağlamda, ‘Nefret’ gibi  uydurma ve soyut bir kavram üzerine nasıl suç tezi bina edilebilir ? Burada tezgahlanan yanlızca bir tuzaktır. Yahudi olmayanları ‘hayvan’ olarak gören bir dinin gizli kriptoları tarafından tezgahlanan necis bir tuzak.

Neden her gelişme ile Yahudilik arasında bir bağlantı kuruyorsunuz. Veya her konuyu götürüp Yahudiliğe bağlıyorsunuz? İnsan bir an kendisini 14. Yüzyıl İspanyasında veya Babil krallığında gibi hissediyor. Şunun için soruyorum, bu yaklaşım uzun yıllardır mevcut olduğu halde, sizin getirdiğiniz yenilik nedir? Neyi ifşa ediyor sunuz?

Her taşın altından çıkan bir şey varsa bunu değerlendirmek gerekir. Neden hep aynı şey çıkmaktadır her taşın altından. Bunda bir gariplik yok mudur? Türkiye’nin bir istila altında olduğuna inanıyoruz. Bunun Türkiye’nin en merkezi problemi olduğuna inanıyoruz. Kültürel Genetik Genel Teorisinin Türkiye’nin yapısına ve kadrolaşmasına uygulanması neredeyse matematik diyebileceğimiz bir kesinlikle bu bulguları ortaya çıkarmaktadır. Bu bulguların ortaya çıkarılması tabi ki örtülü Uluslararası Siyonist Yahudiler ve karanlık masonik çevreleri rahatsız ediyor. Bunun önemi şudur. Karşı platform, yani uluslararası Siyonist platform, nefret suçları kavramını öne sürerek sonuç almaya ve gizlenmeye çalışıyor. Bunu istediklerini biliyoruz. Karşı tarafın Kültürel GenetikTM analizlerini yapıyoruz. Bütün çıplaklığıyla ortaya çıkan gerçek şudur: Meclisi ve bürokrasiyi kuşatarak ve baskı grupları aracılığıyla karanlık emellerine pervazsızca ulaşmaya çalışıyorlar.

MECLİS BİNASI DERHAL YIKILMALIDIR

Meclis’in iradesine neden güvenmiyorsunuz? Veya şüphe duyuyorsunuz diyelim? Böyle bir tehlike varsa mutlaka orada da bu tehlikeyi görebilecek insanlar vardır? Mücadelenizi Meclis içinde vermeyi düşünüyor musunuz?

Bu yasa çalışmalarının örtülü ve açık şekillerde algıladığımız hali çok zararlı. Bunu hazırlayan platformlar Adalet Bakanlığı’na ne tür bir baskı yaptı tam bilemiyoruz. Meclisin kuşatma altında olduğunu biliyoruz. TBMM bu milletin namusunun korunduğu iradesinin tecelli ettiği yerdir. Meclis Binasının bile yapımında karanlık çevrelerce masonik semboller işlenmiştir. Meclis’in verebileceği ilk ve en önemli hayırlı karar öncelikle o meclis binasını bizzat kendi kararıyla yerle bir etmesi olacaktır. O binanın derhal yıkılması lazım.  İçinde masonik sembollerin olduğu bir meclis binası kabul edilemez. Bu binanın hamurunda besmele yok. Bu binanın çimentosunda necaset var. Taharetle temizlenemez. Yıkılıp yeniden yapılmalıdır. O günün idarecile-rinden, hükümetinden gizli konmasını iddia etmek mümkün mü? Bunları görüp her seferinde şaşırmanın anlamı var mı? Adamlar 3000 yıldır aynı numarayı yapıyorlar. Irkci ve seytani unsurlar ve yansımalarının artık darbeleri ve darbe kadrolarıyla birlikte bu ülkenin gündeminden, mülkiyet zincirinden ve kaderinden defedilmesi bir ibadet ve bir zorunluluktur. Bunu anlatmaya çalışıyoruz.

Siyonizm ve Yahudilikle ilgili beyanlarınızın başka çevrelerce bir tür nefretin yansıması olarak algılana-bileceğini düşünüyor musunuz?

Bunun esasında cevabını verdim. Hiçbir surette böyle bir algıya sebep olamaz benim açıklamalarım. Çünkü ben ne açıklarsam açıklayayım; benden nefret edeceklerini ve beni karalamaya çalışacaklarını biliyorum. Değişen bir şey olmayacak. Çıkıp ne desinler yani? “Biz 3 bin senelik kurulan komplonun, uluslararası Siyonizmin Türkiye’deki temsilcileriyiz”’ mi desinler? “Biz X semtindeki hahama rapor veririz” ’mi desinler? Tabi ki ‘bu nefret suçudur’ diye ciyaklayacaklar. Bu bir savunma mekanizmasıdır. Fakat bütün mekanizmaları dağılmak üzeredir. Saklanacak örtüleri kalmayacaktır. Tekrar ediyorum, Yahudilerden başkası hayvan denen bir dini metin olabilir mi ? Dahası böyle bir necis öğreti din yerine konabilir, kendisine o tarz bir muamele edilebilir mi?

Gizli Yahudilikten bahsediyorsunuz. Bu insanlar gerçekten Müslüman olmuş olamaz mı?

Bize geliyorlar, şehadet getiriyorlar, ‘gel’ diyoruz ‘bize namaz kıldır’, ‘bize hakimlik yap’, ‘savcı’ ihtiyacımız var. İstihbarata kadar soktuk bunları. Bu bir intihardır. Bize intihar etmeyi öğretiyorlar. Neredeyse Tanzimattan beri bunu öğretiyorlar. Kim öğretiyor, ona bakmak lazım.

Gidin bakalım Avrupa’da Amerika’da bir kiliseye. ‘Ben hıristiyan olacağım’ deyin. Bakın bakalım neler oluyor. 15 sene takibe alıyorlar adamı. Bakmayın Türkiye ve İslam ülkelerindeki misyonerlik faaliyetlerine. Burada bizi Hıristi-yan filan yapmaya çalışmıyorlar. Asıl amaçları bizden bir kişiyi dininden koparmak, İslam cephesinden koparmak. Karşı cepheden bir adam eksiltmek yani. Adam burada senin kalenin önünde oynuyor futbolu. Sen gidip orada hıristiyan olmak istediğinde adamın kalesinin önüne gidiyorsun. Sana inanır mı? Olay aslında çok basit. Amaç bizi bizim topraklarımızda ifsat etmek.

KRİPTOLARLA ARAMIZDA KAN DAVASI VAR, AÇIK SİYASET ONLARIN İŞİNE GELMEZ

Peki bu yasa ile kripto kimliklerin açık siyaset sahnesine çekilebilmesi ve daha adil bir mücadele zemini sağlanamaz mı?

İslam Hilafet’inin son Payitaht’ı olan bu memleket hiçbir zaman Amerika benzeri kozmopolit bir devlet ve sosyal yapıyı kaldıramaz. Gerek de yok buna. Tarihe bakıldığında sıkıntının bu noktadaki zorlamalardan sonra patlak verdiği gayet açık görülür. İşte Tanzimat ve açtığı yaralar ortadadır. Tanzimat bugün yaşadığımız kripto ihanetini çözememiştir, çünkü esasen onların dahliyle tezgahlanmıştır. Aramızda yine onlardan kaynaklanan bir kan davası var. Açık siyaset onların işine gelmez. Bu memlekette İslam kültürüne sahip olmayan dahası İslam’la aralarında kan davası bulunan kripto ve azınlıklara tanınabilecek haklar en fazla Mısır ve Lübnan’da elde ettikleri haklara eş değer olabilir. Oralarda ulaşılan sonuç ta ortadadır. Komplo, hile, desise, kan ve yine kan. Türk’lüğü ve İslam’ı kültürel anlamda atomize ederek tarih sahnesinden silmek istiyorlar. İşte bu nedenlerle, Hak ile batılın bir arada yaşayabilmesi diye bir olgu, ne tarihin yazdıkları arasında, ne de Alemlere Rahmet olarak indirilen Kuran-ı Kerim’de yoktur. Şeytan ve necaset kapının dışında bırakılmak zorundadır.

Sanırım bu son cümlenizin üzerine soracak bir soru kalmamış bulunuyor. Kurban Bayramınız mübarek olsun diyorum.

27.10.2012, AKİT GAZETESİ, Osman YİĞİT F. Deniz Sar - F. Deniz Şar - Kültürel Genetik™, Kültürel Genetik Genel Teorisi™ ve Müesses Nizamın Kısa Bir Tahlili Sesli Yayın Geçiş Noktası F. Deniz Sar - F. Deniz Şar - Kültürel Genetik™, Kültürel Genetik Genel Teorisi™ ve Müesses Nizamın Kısa Bir Tahlili Sesli Yayın Geçiş Noktası

F. Deniz Sar - Dr. Dr. h.c. F. Deniz Şar - Kültürel Genetik™, Kültürel Genetik Genel Teorisi™ ve Müesses Nizamın Kısa Bir Tahlili Sesli Yayın Geçiş Noktası  Dr. Dr. h.c. F. DENİZ ŞAR - NEFRET YASASI KİME HİZMET EDER ?


Tüm dünyada Kültürel Genetik™ ve Kurumsal Genetik™ bilim dallarının kurucusu olarak kabul edilen F. Deniz Şar'ın bu güne kadar Kültürel Genetik™ ve Kurumsal Genetik™ üzerine yayınlanmış uluslararası kitapları şunlardır:

1.  F. Deniz Şar [ F. Deniz Sar ]: SENARYO: İHANET VE KOMPLO - Türkiye'yi Her Yönüyle Hedef Alan Gizli Bir      İstilanın Derin Antolojisi ve Binlerce Yıllık Şifreleri, Cultural Genetics™ Press, Kültürel Genetik™ Yayınları, New      York, Berlin, İstanbul, 2008, 4 Cilt, 1. Cilt, s. 147 - 161.

2.  F. Deniz Şar [ F. Deniz Sar ]: Tarihi Bir İlk Olarak Konkatanasyon Analizi: Metod, Teknik, Uygulama, Örnek ve      Şifreleri, 2 Cilt, Cultural Genetics™ Press, Kültürel Genetik™ Yayınları, New York, Berlin, İstanbul, 2008.

3.  F. Deniz Şar [ F. Deniz Sar ]: Kültürel Genetik™ Deşifre - Bağrımızdaki Zehirli Bir Yılanın Kültürel Genetik™      Deşifresi, 4 Cilt, Cultural Genetics™ Press, Kültürel Genetik™ Yayınları, New York, Berlin, İstanbul, 2008.

4.  F. Deniz Şar [ F. Deniz Sar ]: Kültürel Genetik™ Soykırım - Sessiz ve Örtülü Bir Yudaizasyonun Binlerce Yıllık      Gizli Kod ve Şifreleri, 4 Cilt, Cultural Genetics™ Press, Kültürel Genetik™ Yayınları, New York, Berlin, İstanbul,      2009.

5.  F. Deniz Şar [ F. Deniz Sar ]: Sessiz ve Örtülü Yudaizasyon - Sırların Nefes Kesen Rapsodisi: Türkiye'nin ve      Dünyanın Sessiz ve Örtülü Yudaizasyonu Projesi, 4 Cilt, Cultural Genetics™ Press, Kültürel Genetik™ Yayınları,      New York, Berlin, İstanbul, 2009.

6. F. Deniz Şar [ F. Deniz Sar ]: Gözümüzün Önündeki Piramitler İçimizdeki Siyon Yıldızları, 2 Cilt, Cultural      Genetics™ Press, Kültürel Genetik™ Yayınları, New York, Berlin, İstanbul, 2009.

7.  F. Deniz Şar [ F. Deniz Sar ]: Gözümüzün Önündeki Piramitler ve İçimizdeki Siyon Yıldızları, 2 Cilt, Cultural      Genetics™ Press, Kültürel Genetik™ Yayınları, New York, Berlin, İstanbul, 2010.

8.  F. Deniz Şar [ F. Deniz Sar ]: Tarihin ve Bugünün Yeni Yorumu, Cultural Genetics™ Press, Kültürel Genetik™      Yayınları, New York, Berlin, İstanbul, 2010.

Ayrıca, F. Deniz Şar'ın aşağıdaki bütün uluslararası yayın ve eserleri:

Tüm dünyada Kültürel Genetik™ ve Kurumsal Genetik™ bilim dallarının kurucusu olarak kabul edilen F. Deniz Şar'ın bu güne kadar Kültürel Genetik™ ve Kurumsal Genetik™ üzerine yayınlanmış uluslararası kitapları şunlardır:

F. Deniz Sar [ F. Deniz Şar ] : Introduction to the General Theory of Cultural Genetics™, Cultural Genetics™ Press, New York, 2003. [ Kültürel Genetik™ Genel Teorisi’ne Giriş, Kültürel Genetik™ Yayınları, New York, 2003 ].

F. Deniz Sar
[ F. Deniz Şar ] : Introduction to the General Theory of Corporate Genetics™, Cultural Genetics™ Press, New York, 2005. [ Kurumsal Genetik™ Genel Teorisi’ne Giriş, Kültürel Genetik™ Yayınları, New York, 2005 ].

F. Deniz Sar
[ F. Deniz Şar ] : Dünyayı Değiştirecek Bir Genel Teorinin Temel Yapı Taşları: Kültürel Genetik™ Genel Teorisi’ne Giriş Hipotezleri ve Türkiye İçin Önemi, Cultural Genetics™ Press, Kültürel Genetik™ Yayınları, New York, 2005.

F. Deniz Sar [ F. Deniz Şar ] : Principia of Cultural Genetics
™, 2 Volumes, Cultural Genetics™ Press, New York, 2005.
[ Kültürel Genetik™ İlminin Genel Geçerli Prensipleri, 2 Cilt, Kültürel Genetik™ Yayınları, New York, 2005 ].

F. Deniz Sar [ F. Deniz Şar ] : Principia of Corporate Genetics™, 2 Volumes, Cultural Genetics™ Press, New York, 2005. [ Kurumsal Genetik™ İlminin Genel Geçerli Prensipleri, 2 Cilt, Kültürel Genetik™ Yayınları, New York, 2005 ].

F. Deniz Sar [ F. Deniz Şar ] : Trilogy of Cultural Genetics™, 3 Volumes, Cultural Genetics™ Press, New York, 2005.
[ Kültürel Genetik™ İlminin Trilojisi, 3 Cilt, Kültürel Genetik™ Yayınları, New York, 2005 ].

F. Deniz Sar [ F. Deniz Şar ] : Trilogy of Corporate Genetics
™, 3 Volumes, Cultural Genetics™ Press, New York, 2005. [ Kurumsal Genetik™ İlminin Trilojisi, 3 Cilt, Kültürel Genetik™ Yayınları, New York, 2005 ].

F. Deniz Sar [ F. Deniz Şar ] : Elementary Building Blocks of a Revolutionary General Theory,  Introductory Hypotheses to the General Theory of Cultural Genetics™ and Their Relevance for Turkey, Cultural Genetics Press, New York, 2005.
[ Tarihi Bir Genel Teorinin Temel Yapı Taşları,
Kültürel Genetik™ Genel Teorisine Giriş Hipotezleri ve Türkiye İçin Önemi, Kültürel Genetik™ Yayınları, New York, 2005 ].

Habervaktim Grafik Editoryasının Onayıyla

Habervaktim Grafik Editoryasının Onayıyla

   Habervaktim Grafik Editoryasının Onayıyla

   

   

   

   Courtesy of Mask of Zion

 

F. Deniz Şar - Uluslararası Kültürel Genetik (TM) ve Kurumsal Genetik (TM) Araştırma ve Teknolojileri Gurubu - Deniz Sar's Cultural Genetics (TM) and Corporate Genetics (TM) Group International.

Deniz Sar's Cultural Genetics (TM) and Corporate Genetics (TM) Group International.

 

Home  I  İletişim  I  Kitaplar  I  Konular  Komplo  Söyleşiler  Bültenler  Konferanslar  Çete Raporları  Haberler  I  Raporlar  I  Sözlük

Geri Zekalılara Özel  Psikolojik Savaş Siteleri  Karanlığın Finansörleri  I  Platforma Giriş Prosedürü  I  Site Plan  I  Devam

Kültürel Genetik  Kurumsal Genetik  Cultural Genetics  I  Corporate Genetics   F. Deniz Sar 

 Cultural Genetics Technologies  I  Deşarj™ Televizyonu  I  Deşifre  I  Site Plan

 Ateşkurt™ Ocakları ve Cemaati Televizyonu

Kültürel Genetik™, Kurumsal Genetik™, Cultural Genetics™, Corporate Genetics™, Cultural Genetics Technologies™ ve adı geçen tüm sair isimler, tüm ulusal ve uluslararası telif hakları ve Genel Teorileri ve bu Genel Teorileri oluşturan alt konsept, kavram ve markaları 1980 tarihinden beri Sayın F. Deniz Şar’a ait, her hakkı her ülkede ve her dilde mahfuz, ulusal ve uluslararası telif ve marka yasa, yönetmelik, düzenleme veya teamülleri ile korunmuş markalardır. F. Deniz Şar’ın yazılı izni olmadan, hiç bir şekil, suret ve teknoloji ile ve hiç bir amaç için kullanılamaz, çoğaltılamaz, yorumlanamaz, alıntı yapılamaz ve kopyalanamazlar. Çağdaş, ulusal ve uluslararası telif ve marka yasa, yönetmelik, düzenleme veya teamüllerini zedeleyen aksi tutum ve davranışlar ayrıca ihtar edilmeden kanuni takibata maruz kılınacaktır. © Copyright, F. Deniz Sar, USA, 1980-2096. Her hakkı Tüm dünyada mahfuzdur. All rights are reserved in USA and worldwide.

© Copyright, Dr. Dr. h.c. F. Deniz Şar, 2007-2096. Her hakkı tüm dünyada mahfuzdur.